Kayıtlar

Ziryab'ın Kaçışı: Ağaçlar

Resim
  Ziryab’ın Kaçışı: Ağaçlar   “Ey Âdem! Sana sonsuzluk ağacının ve son bulmayacak bir hükümranlığın yolunu göstereyim mi? (Tahâ, 120.)   Yüce Allah altı günde yerleri ve gökleri; bu altı günün birinde de cennette Âdem ile Havva’yı yarattı. [1] Cennet o ki, ağaç dallarının birbirlerine dolanarak yere gölge yapan ağaçlarla dolu, altında ırmaklar akan bahçeler. [2] Hiç ağaçlar hakkında düşündünüz mü? Mesela Âdem ile Havva’nın ağacını? Bu ağaç hakkında pek çok rivayet vardır. Bir rivayete göre elmadır ki, bu en sevilen rivayettir. Çünkü elma ağacı hayat ağacının tüm vasıflarını taşır. Düşündüğünüzde masallara kötü kalpli cadının elinde hep bir tane kırmızı elma var olduğunu hatırlarsınız. Bu elma hayat alır. Bir başka hikâyede çocuğu olmayanlara iki elma verir, dervişin biri. Bu elma yeni bir can verir. Mesela Bir Yusuf Masalı’nda Yusuf sevdiceğinin yanağı şefkat tokadı vurduktan sonra Şivekar bir elmaya dönüşüp cinlerden saklanır. Bu elma ise gizli bir bahçede sak...

Vengo ve Elhamra Rüyası üzerine birtakım çeşitlemeler..

Resim
  Merhaba dostlar uzun bir aradan sonra yine merhaba.. Konseptimizi bir minyatür bir film olarak yenilemeye ne dersiniz? Cevabınız “-evet.” ise doğru adrestesiniz. Buyurun oturun dizimin dibine haydi biraz sohbet edelim ancak bilirsiniz ben biraz gevezeyim. Halini vaktinizi sordum, büyüklerin ellerinden küçüklerin gözlerinden öptüm sayın. Sahi görüşmeyeli kaç gün kaç saat oldu? Ah dostlar ah bir bilseniz başıma neler geldi neler.. Ama aralarında en güzeli minyatüre başlamam oldu diyebilirim.   Yeni bir ruh aktarımı. Evet ruh aktarımı portalımıza hoş geldiniz bu kapıdan geçtiğinizde ardınızda bıraktığınız dünyada güneş çoktan batmış, önünüzdeki alemlerde ise yeni şafak söküyor; ufuktaki kızıllığa bakar mısınız!? Size Ahmet Haşim’den “Kızıl havaları seyret ki akşam olmakta.” mısralarını okudum sayın. Ay ne bu sendeki saydırma derdi, başlatma şimdi saymana dediğinizi de duydum. Haklısınız dostlar ne diyim. Velhasıl geçtiniz mi portalımızdan? İntersellar’deki gibi zaman mefhumum...